
Görme Keskinliğini Etkileyen Faktörler
Görme keskinliği, ışığın retinaya ulaştığı aşamaya kadar optik faktörlerden, retinaya ulaştığı aşamada ise, retinanın fotoreseptör mozayiği ve retinanın ışık duyarlılığından etkilenir.
Optik faktörler, tüm kırma kusurlarını, sferik aberasyonu, kromatik aberasyonu, koma ve yüksek sıralı aberasyonları içerir. Bunlar arasında kromatik aberasyon polikromatik (çok renkli) bir aberasyon olup, diğerleri monokromatik (tek renkli) aberasyonlar başlığı altında incelenir.
Koma, paraksiyel olmayan ışık ışınlarının uğradığı aberasyon olup, optik eksen dışında cismin bir dizi daire şeklinde görüntüsünün oluşmasına neden olur. Bunların dışında pupilla genişliği görme düzeyini etkileyebilen bir diğer faktördür. Retinanın fotoreseptör mozayiği ve retinanın ışık duyarlılığı görme keskinliğine etkili retina ile ilgili faktörlerdendir.
Görme Keskinliğini Etkileyen Faktörler
Optik faktörlerden daha sonraki bölümlerde ayrıntılı olarak bahsedileceği için şimdi diğerlerini inceleyelim. Bir ışın demetinin yuvarlak bir delikten geçişine izin verip, bir ekrana düşürülerek izlenirse, açıklık küçüldükçe ekrandaki aydınlık spotun küçüldüğü gözlenir.
Açıklık küçültülmeye devam edildiğinde bir aşamadan sonra ekrandaki spot büyümeye başlar. Bu durum, "difraksiyon (kırınım)" olarak bilinmekte olup, deliğin olabileceği en küçük boyu belirler.
Difraksiyon, ışığın, geçişe izin veren optik delik veya lens kenarı nedeniyle saçılmaya uğramasıdır. Hiçbir aberasyonu bulunmayan en mükemmel merceğin dahi, difraksiyon nedeniyle, ışığı bir tek noktaya odaklaması mümkün değildir.
Bir yuvarlak açıklıktan geçip mercekte kırılan yani difraksiyona uğrayan görüntü noktasının gerçek deseni birbirini çevreleyen koyu ve açık renkli bir grup halkadan oluşmaktadır. Dış halkalar ne kadar küçük ve belirsizse görüntü netliği de o kadar iyi olacaktır.
Difraksiyon, insan gözünden, en gelişmiş teleskoplara kadar bir çok optik sistemin ayırt edici (rezolüsyon) gücünü etkileyen bir faktördür. Çünkü difraksiyon desenlerinin birbirlerine olan mesafesi, difraksiyon deseninin çapından az olduğunda, iki ayrı difraksiyon deseni üst üste gelecek ve bu çakışma nedeniyle bir tek difraksiyon deseni olarak algılanacaktır.
İki difraksiyon deseninin birbirinden ayırt edilemediği geniş görme açıları da daha kaba bir çözünürlük anlamına gelir.
Normal göz, 2,4 mm pupilla açıklığında, yaklaşık 1 dakikalık açıyı ayırt edebilme gücüne sahip bulunmaktadır. Bu durum gözün ayırt edebilme gücünün teorik sınırına denk gelmektedir.
Görme fizyolojisinde 1 dakikalık açıyı ayırt edebilen göz için "Tam" gören göz veya 10/10 gören göz ifadesi kullanılır.
Pupilla çapıyla gözün ayırt edebilme açısı arasında ters ilişki vardır. Buradan hareketle, pupilla çapının 2,4 mm yerine 4,8 mm olması durumunda, görme keskinliğinin de iki katına çıkacağı düşünülebilir. Ancak, pupilla çapının büyümesi, görme keskinliğini sürekli artıran bir faktör değildir. Çünkü pupilla büyüdükçe lense bağlı sferik aberasyon nedeniyle görme keskinliği azalacaktır.
Pupilla açıklığının, difraksiyon ve sferik aberasyon arasındaki dengeyi sağlamak üzere, en verimli olduğu çap 2,4 mm'dir. Difraksiyonun en az olduğu ışık rengi sarı ışık olup, dalgaboyu 555-560 nm'dedir.
Gözleri miyop olan ve refraktif düzeltmesi yapılmamış kişilerin, alacakaranlıkta daha az görmelerinin nedeni, gündüzleri aydınlık ortamda küçülen pupillanın sferik aberasyonu azaltması, ancak alacakaranlık ortamda pupilla büyüdüğünde sferik aberasyon nedeniyle görme keskinliğinin azalmasıdır.
Düzeltilmemiş miyopların uzağa bakarken gözlerini kısmaları da aynı şekilde sferik aberasyonu azaltıp görme keskinliğini artırır ve daha net görmelerini sağlar.
Şimdi de görme keskinliğini etkileyen retina ile ilgili faktörleri inceleyelim. İki fotoreseptör merkezi arasında yaklaşık 1.73 µm kadar uzaklık vardır. Optotip ayrıntısı (iki nokta ayrımı) için gereken en küçük mesafe 1.73 µm olmalıdır.
Yani bir E harfinin bacakları arasındaki uzaklığın 1,73 µm olması, ayırt edebilmek için yeterlidir denilmektedir. Bu nedenle foveadaki birim alana düşen fotoreseptör yoğunluğunun fazla olmasının görme keskinliğinin artmasına yol açan bir faktör olduğu düşünülmektedir. Bazı kişilerin 10/10 düzeyinden daha fazla görmesini açıklayan teorilerden biri de bu görüştür.
İki noktanın ayırt edilebilmesi için farklı fotoreseptörlerin uyarılması şarttır. Bir tek fotoreseptörün yüzey alanına düşen görüntünün ayrıntıları hissedilemez, ancak bir nokta gibi algılanır. Harf ayrıntıları, farklı reseptörlerin üzerine düştüğünde seçilebilir. Farklı bir anlatımla bir görüntü ne kadar çok reseptör üzerine düşerse o kadar ayrıntılı görülecektir.
Sayfa Özeti: Görme Keskinliğini Etkileyen Faktörler
Sayfa Açıklaması: Görme Keskinliğini Etkileyen Faktörler Görme keskinliği, ışığın retinaya ulaştığı aşamaya kadar optik faktörlerden, retinaya ulaştığı aşamada ise, retinanın fotoreseptör mozayiği ve retinanın ışık
Anahtar Kelimeler: